Nerede o eski bayramlar?

Nerede o eski bayramlar?
23 Eylül 2015 tarihinde eklendi, 1.030 kez okundu.
Reklam

Belli ki her ömrün bir “Nerede o eski bayramlar?” diye serzenişte bulunduğu bir vakit oluyor.

Ben henüz yolun yarısına bile gelmeden sordum o soruyu kendime. Neredeydi sahi?

Küçüktüm, küçük işte 5-6 yaş; aklın başına yeni geldiği, kendimi bildiğim zamanlardı. Cihangirde’ki eski evimizde biz üst katta anneannem alt katta otururduk, ev zaten 2 katlıydı fazlaca bir seçeneğimiz yoktu. Bir bayram hiç unutmam anneannemin evinin karanlık bir köşesinde küçük tatlı bir koyuncuk vardı ,her ne kadar bizimkiler pek yanına sokulmama izin vermedilerse de bizde kaldığı bir kaç gün boyunca gizli bir arkadaşlığımız oldu ta ki o gün gelene kadar aslında bayram telaşı bir gün önceden başlardı, Arefe günü anneannem eğer bugün banyo yaparsan boyun 1 pirinç tanesi kadar uzar derdi, büyümek en büyük sevdaydı o zamanlar ,bende hemen banyoya koşardım şimdi anlıyorum anneannem beni kandırmıştı bayramda tertemiz olayım diye aynı 1 haftadır temizlenen ev gibi, herhalde pirinç tanesi kadar uzayacağımı söylemesinin sebebi ise bu küçük farkın daha doğrusu farksızlığın çok fazla gözüme batamayacak olmasıydı.

Eskiden bayramlık olmazsa olmaz bir adetti o sabah olsun da giyeyim diye gün sayardım adeta, artık bayram sabahı gelmişti ve sabah evde normalde her zaman bulunmayan bütün yiyeceklerin hep beraber arz-ı endam ettiği bayram kahvaltısından sonra elbiselerimi ve kırmızı rugan ayakkabılarımı giymiştim arka bahçede bir hengame çekti dikkatimi ve gözlerime inanamadım benim gizli arkadaşım koyuncuğun boğazı kesiliyordu işte o eski bayramların aslında içimi sızlatan ilk anısı o gün kazınmıştı belleğime. Adalet konusunda şüpheye düştüğüm ilk gündür o, her ne kadar daha sonra bunu din minvalinde tekrar anlatsalarda bana arkadaşımın kesilmesinin haklı bir yanı olamazdı bence hele ki o yaşta. Uzun bir süre et yemedim, hatta halen aram pek yoktur belki de o yüzden. Tabi bayramın sadece kanlı tarafı değil aklımda kalan anneannemin misafir salonunda çekmecedeki madlen çikolatalar ve orta sehpada cam şekerlik içindeki yumuşak şekerlerin arasına serpiştirilmiş bir kaç badem şekeri salona devamlı girip çıkmama sebep olurdu.

Bazı zamanlar salonda misafirler otururken girip çıkar bir kaç eli öpmem sonucunda bir kaçı mendil içinde saklı bayram harçlıklarımı da cebime doldururdum. Evdeki o hengame bir kaç gün azalarak sürerdi gelmeyene kızılır arkasından biraz atılıp tutulurdu ama bayramın küsleri barıştırmak gibi de bir misyonu vardı, araları hafif limoni olan komşular birbirlerine börek, dolma ve taze kavrulmuş et gönderip alırlardı birbirlerinin gönlünü. Bayram her anlamda bir çocuk için keyifliydi ama eninde sonunda büyüdük ve oda yitirdi damakta kalan şeker tadıyla beraber burkuldu biraz, şimdi mezarlık ziyaretlerine döndü en iyi ihtimalle bayramlar.

Ve siz her nerede ne yapıyor iseniz tam da şimdi çıkartın keyfini, herkese iyi bayramlar.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git